Yukarı
Blog

Gölgelerime mektup

Hayatıma, seçimlerime, meraklarıma saygı duymayan insan… Sana kızıyorum çünkü sen benim kendimle ilgili şüphelerimsin.

Özel hayatıma, ben yokken, izinsiz giren kadın….
Sana kızıyorum çünkü sen yaptığın için hakkım olduğunu düşünüp aynısını sana yapıyorum. Aynıyız, yok bir farkımız.

Yaptığım işleri eleştiren meslektaş….
Sana kızıyorum çünkü kendi öz güvensizliklerimin yansımasısın.

Yaya geçidinde yol hakkımı gasp eden sürücü…
Çok kızıyorum çünkü zamanında -belki bilerek belki bilmeyerek- girdiğim ters yönleri, vermediğim yol haklarını suratıma vuruyorsun.

Sürekli “Ben yapamam” diyen kardeş…
Sinirimi bozuyorsun çünkü kendi “yapamam”larıma bakıyorum sana bakarken.

“Hep şikayet ediyor, enerjimi emiyor” dediklerim…
Kendi şikayetçi sesimin yankısısınız, artık biliyorum.

Hayatını değiştirmek isteyip bir türlü harekete geçemeyen kadın…
Seni korkak buluyorum ve bu beni sinirlendiriyor çünkü… Biliyorsun…

Her gördüğünde bana, “Sen kilo mu aldın?” diyen hemcinsim.
Sen de az değilsin ama biliyorum, bedenimle barışık olsaydım sen bunu söylemeyecektin, hatta bu kadar sık karşılaşmayacaktık bile…

Sık sık endişelenerek sinirimi sıçratan annem.
Kendi endişeli halimi görüyorum yüzünde, tahammülümün olmaması o yüzden.

Ukalalıkta eline su dökemeyeceğimi söylediğim tanıdık..
Kabul ediyorum, sende gördüğümde kızdığım kendi ukalalıklarım…

“Görgüsüz” dediğim zengin…
Paraya ördüğüm duvarlara kızıyorum aslında, sana değil.

Beni bencillikle suçlayan arkadaş…
Bu kadar rahatsız olduğuna göre sen kendi içindeki bencilliğe bak. Ama ben de senin bu söyleminden rahatsız oluyorsam biliyorum ki ipin bir ucu da benim içimde…

“Haydi, yapabilirsin” diye dürtüp durduğum can yoldaşım…
İnsan önce kendisine söylermiş. Ben kendi payımı alıyorum bu pastadan, sen de büyükçe bir dilim alabilirsin.

Başarılı bir eleştirmen olan babam…
Elden gel, aynıyız işte. Dengelensek mi biraz?

Yeni tanıdığım bir insanı bana azimle kötülemeye başlayan arkadaşım…
Evet, o kişi ile ilgili içimdeki şüphelerin yansımasısın. Anladım.

 

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

«

»

Yorum yapmak ister misin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir